ARADAKİ FARK

Globalleşen dünya ve bireyselleşen insanlar…Gün geçtikçe iyice yalnızlaşan insanlar.Sosyal medyaya boşu boşuna ayrılan vakitler.Yaşı 40-45 olanların son zamanda genç nesillere söyledikleri en anlamlı laflardan birisi bizim zamanımızda sosyal medya yoktu sosyal yaşam vardı.Velhasılı kelam lafı uzatmadan direk konuya girelim. Milenyum ile birlikte hızlı bir şekilde gelişen teknoloji insan hayatını da bayağı bir yer tutmaya başladı.Önceden bir oda büyüklüğünde olan bilgisayarlar vardı , şimdi ise markalar en incesi yapma noktasında birbirleriyle büyük bir rekabet halindeler.Önceden telgrafla deniz altından bağlantıyı sağladıklarında yaşadıkları duygu bu iş bu kadardı.Şimdi ise dünyanın bir ucundan diğer ucuna yapılan görüntülü konuşmalar.Tabi internet hayatımıza girdikten kısa bir süre sonra sosyal medya hayatımızdaki yerini aldı.Bununla birlikte yapılan şeylerin fotoğrafını ataya gidilen gezilen yerlerin paylaşılması ve daha neler neler.Hatta işi abartanlar sırf fotoğraf atmak kafe vb yerlere gitmeye başladı.Eskiden iki insan bir araya geldi mi birbirlerini tanımasalar bile konuşurlardı.Şimdi ise çok yakın iki arkadaş kafede birlikte oturuyorlar telefona bakmaktan birbirlerinin yüzüne bakmıyorlar.İnsanlar karşısındaki kişiye bilgisi ve bakış açısından saygı duymaktansa sosyal medyada yaptıgı paylaşımların beğeni sayısına göre saygı duyuyorlar.

Yeni nesilde sosyal olmak yarışında kazanan takipçi sayısı çok olan.Genç nesillere n’apıyorsun dediklerinde n’apayım can sıkıntısından patlıyorum , yapacak bir şey yok diyor kitap oku dediğimde aman ya çekiyor ama her dakika sosyal medyada aktif bu arkadaşlar.İnsanlar için çogu şeyin telafisi vardır ama kayıp ettikleri vaktin telafisi yoktur.Ömür baki değildir. Zaman açısından sınırlı bu hayatta dolu dolu yaşamak varken sizce de sosyal medyaya ayrılan vakit aşırı değil mi? Veya karşınızdaki kişinin fotoğrafı sizin fotoğrafınızdan daha fazla beğeni aldı diye arkadaş çevrenizde ona daha fazla saygı duyulması saçma değil mi? Veya yenilen her yemeğin gidilen her yerin fotoğrafını mı atmak önemli yoksa o yemekten ya da gezmeden aldığın zevk mi? Bunu yanında bir olaya da değinmek istiyorum. Bir laf vardır dışı pis adamdan değil içi pis olan adamdan korkacaksın diye.. Günümüzde herkes kendini bilgiç olarak görüyor. Bilgiye ve ya bilgi sahibine verilen önem çok az.Araştırma yapılmadan kulaktan dolma bilgilerle artistlik yapılmaz hele hele bilgiçlik hiç taslamaz. Arkadaşlar size bilenle bilmeyen arasındaki en büyük farkı söyleyeyim mi. Bilen adam kendi bilgisinin dünyadaki bilgilere göre çok az olduğunun farkındadır.Yani bilen adam aslında bilgisiz olduğunun farkındadır ve hayatını ona göre çizer.Araştırma yapar, sorar, bilgiyi kovalar bilmeyen adam ise her şeyin en doğrusunu bildiğini sanır ve burada kaybeder zaten sonra karşısındaki onu eleştirdi mi fırtına koparır arada.Bu bağlamlar ışığında herkesin mutlu bir yaşam sürmesi dileğiyle.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s